IV SÖZLÜK
A
abat: adım
accal: ecel
aççı: acı
açıq: candan, samimi, açık yürekli
açuw: öfke
acuwlan-: kızmak
aristan: tutuklu, mevkuf
ağu: zehir
aq-: akmak
Aqtaşawux: yer ismi
al: al, kırmızı, ön, alt
[yük] ala tur-: kefalet almak
art: geri, son, arka
aläm: alem, dünya
alay: eyvah!, ah!, vah!
albah: deli
alıs: uzak
almas: elmas
amal: iş, umut
anadaş: öz, bacı
Ana Dol: Don nehri
ananay: bacı
ananay: şarkı ünlem sözü
aqtaş toqsay yet-: aksayarak, emekleyerek ulaşmak
arqa: tümsek, tepe
arsar: korku
art et-: geride bırakmak, terk etmek
artıl-: artmak, çoğalmak
artıl: geçme, aşma
aş yoldaş: azık, yiyecek
aşkara: açık, net
asır-: korumak, tutmak, çekmek, geçindirmek, beslemek
aslam sal-: ağır gelmek
aslam: çok
aşna: aşina, sevimli, dost
ata: baba
ataş-: aramak
atolu: adı ulu, asil
awadanlıq: acizlik, dayanılmaz, üstün, büyük
aylan-: dönmek, gitmek
awlaq: tarla, meydan, bahçe
awru-: ağrımak
awul: köy
awuz: ağız azatla-: azat etmek, serbest bırakmak
Axsay [Yaxsay]: Yahsay, yer ismi
aya- (ve ayar gelecek şekili): korumak, özen göstermek
ayan: belli, açık, bilinen
ayt-: söylemek, demek
az bildin: fakir, aciz, garip
azaw: sivri, azap, fildişi